|
| | Milletsiz Devlet Milliyetçiliği! | 
Yazar Adı: Ahmet Yılmaz
Yazar İletişim: ahmetyilmaz@ankara.tc
|
M illeti millet yapan ana
unsur “ortak” değerlerdir.
Başta “dil” olmak üzere
din, vatan, devlet, bayrak, tarih ve kültür birliği
gibi ortak değerler; kabile, klan, oba, aşiret,
halk olmaktan millet olmaya giden yolun kilometre taşlarını
oluştururlar.
Ortak “aidiyet ve mensubiyet duygusu” ta şıyan
insanların oluşturduğu “gönül rızası ile birlikte yaşama iradesi gösteren”
kitleler milleti meydana getirirler.
Milletler tarihine baktığı mızda,
farklı dönemlerde farklı
fikir akımlarının ön plâna çıktığını görürüz. Milliyetçilik ise dünya kurulduğu
günden bu yana en çok uygulanan / konuşulan
/ tartışılan
fikirlerden birisi olmuştur.
Dünya tarihinde milliyetçilik olarak ifade edilen fikirleri yan yana incelediğ imizde
ise, farklı ülkelerde ve / veya farklı dönemlerde milliyetçilik adı altında
yapılan bazı uygulamaların taban tabana zıt olduğunu görürüz. Bu
farklılıklar,
milliyetçilik konusundaki tartışmaların
ve kafa karışıklığının
temelini oluşturur.
Sosyokültürel temellere ve uygulamalara bakarsak, milliyetçilik 5+1 farklı
temelde ifade edilebilir:
1. Etnik Milliyetçilik: Irk esası na
dayalı milliyetçiliktir. Hitler’in Almanya’da, PKK’nın
Türkiye’de yapmaya çalıştığı
milliyetçilik, etnik milliyetçiliktir.
2. Siyasal Milliyetçilik: Siyasal irade ve felsefi fikir olarak tüm
meselelere millet merkezli bakmaktı r. Kişi ve
kurumların karar / uygulama noktasındaki öngörüleri / tavırları / uygulamaları
olarak düşünebiliriz.
3. Dini Milliyetçilik: Din esası na
dayalı milliyetçiliktir. Çok farklı milletlerden oluşan Müslümanlar ve
Hıristiyanlar din esaslı milliyetçilik yapamazlar. Dünya üzerinde din esaslı
milliyetçilik yapan tek millet Yahudiler’dir.
Yahudiler’in dini esas alan milliyetçilik fikrinin siyasal ismi ise
Siyonizm’dir.
4. Ekonomik Milliyetçilik: Üretim ve tüketime dayalı
materyalist / sömürgeci milliyetçiliktir. Gerçek anlamda
bir milleti bile olmayan Amerika’nın dünya
geneline yaydığı emperyalizmin ve kapitalizmin ana temeli olarak
örnekleyebiliriz. Kendi refahı adına her
şeyi hak ve mübâh gören, gözü
kendi çıkarlarından başka
bir şey görmeyen,
devlet kontrollü egoizmin meta olarak
şekillenmesidir.
5. Kültürel Milliyetçilik: Milleti olu şturan
ortak değerlere gönül
rızası ile bağlı insanlar tarafından
benimsenen, ortak değerlere dayalı milliyetçiliktir. “Uşak olmayı da, başka
milletleri uşak olarak kullanmayı da reddeden” Türk Milliyetçiliği bu grupta yer
alan ortak kültür / ortak değer
temelli, “İnsan’ı yaşat ki Devlet yaşasın”
anlayışında olduğu gibi insan merkezli bir
milliyetçiliktir. “Dilde, fikirde, işte
birlik” ifadesi Türk Milliyetçiliği
Fikri’nin ana düsturu olarak görülebilir.
6. Milletsiz Devlet Milliyetçiliğ i(!):
(Millete, milliyetçilik diye yutturulmaya çalışılan)
İnsanı ve milleti hakir gören / reddeden, insanı ve
milleti etkisizleştirmeye / yok etmeye dayalı;
hile, desise ve zorlama ile uygulanmaya çalışılan ucube ve
dayatma bir yönetim anlayışıdır.
Millete zulmetmenin adı konulmamış akademik
açıklamasıdır.
Türk Milliyetçiliğ i; Türk
İnsanı’nı, ortak değerlere bağlılığı ve milletine katkısı
ile değerlendiren, insan / millet merkezli bir fikir sistemidir.
Türk Milliyetçiliğ i;
meselelere millî / gayrı millî olarak bakarak millet
menfaatine olanın kabulü, millet zararına
olanın reddi üzerine şekillenmiştir.
Buraya kadar yazdı klarım,
milliyetçiliğin
fikir ve uygulama cephesinde “dün’ü” ifade etmektedir. Söylem aynıymış
gibi gösterilmeye çalışılsa
da, günümüz uygulamalarının
bu tanımlamalara
uymadığı görülmektedir.
“İ nsan’ı yaşat
ki, Devlet yaşasın.” düsturuyla Dünya İmparatorluğu
kuran Türklerin “İnsan ve ortak kültür / ortak değer
merkezli” Türk Milliyetçiliği
tanımları ve
uygulamaları arasında;
günümüz uygulamalarında “ana ilke” haline
gelmiş bulunan, İnsan’ı / Millet’i etkisizleştirmeye
/ yok etmeye dayalı “Milletsiz Devlet Milliyetçiliği”
gibi “ucube ve dayatma bir milliyetçilik anlayışı” bulunmamaktadır.
Milliyetçilik; millete hizmet etmek ise millete zulmetmek aynı
kavramla tanımlanamaz.
Söylenenin ba şka, yapılanın
başka olması
hâli “fikriyatla değil
şahsiyetle” alâkalı, “yol” ile değil
“yolcu” ile alâkalı “geçici” bir durumdur.
Eski mesel’dir: “Yolcu gider, yol kalı r.”
Sevgi / Saygı / Dostlukla
AHMET YILMAZ
2 Temmuz 2010 / Ankara
|
|
| Okunma: 255 | Eklenme Tarihi: 08.07.2010 Saat: 11:20 |
|
|
| |
| En Çok Okunan |  |
|